top of page

DOLANDIRICILIK SUÇU

  • Yazarın fotoğrafı: Av. Süleyman Deniz
    Av. Süleyman Deniz
  • 22 Şub 2022
  • 6 dakikada okunur

"Dolandırıcılık" suçu Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 157. Maddesinde ve devam hükümlerinde hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişinin dolandırıcılık suçunu işlemiş olacağını düzenlemiştir.


Bu kapsamda hileli davranışlarla bir kişinin aldatılarak iradesinin fesada uğratılması ve sonucunda malvarlığından haksız yarar sağlanmasıyla gerçekleştirilen bu düzenleme ile korunan hukuki değer kişinin malvarlığı ve irade özgürlüğüdür diyebilmekteyiz.


Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2011/65745 E., 2013/9654 sayılı kararında:


"...Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte birtakım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.


Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır..."


Diyerek dolandırıcılık suçunun tanımını yaparken suçun maddi unsurlarından fiil tanımı için failin hileli davranışta bulunmasını, mağdurun aldatılmasını ve aldatma sonucunda mağdurun malvarlığında eksilme olmasını aramıştır.


1 - Dolandırıcılık Suçu ile Korunan Hukuki Değer


Dolandırıcılık suçu ile failin hileli davranış sergileyerek kişilerin mal varlıkları ile kişilerin malvarlıkları üzerinde de tasarruf etmek kabiliyetleri de sakatlanmaktadır.


Bu sebeple Dolandırıcılık Suçu ile kişilerin hem “malvarlıkları üzerindeki hakları” hem de “irade özgürlükleri” korunmakta, bu hak ve özgürlüklerin ihlalinin cezalandırılması amaçlanmaktadır.


2 - Dolandırıcılık Suçunun Unsurları


a) Maddi Unsurlar


i) Hileli Davranışlar : Suçun oluşması için hilenin mağduru aldatıcı nitelikte olması gerekmektedir. Dolayısıyla mağduru aldatıcı nitelikte olmayan, basit(soyut) bir yalan, hile sayılmayacak ve bu fiil dolandırıcılık suçu kapsamına girmeyecektir.


Öğretideki baskın görüşe ve emsal Yargıtay kararları ışığında söylenen yalanın hile sayılabilmesi için belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olması; kısaca yalanın sunulma şeklinin mağdurun denetleme olanağını ortadan kaldırması gerektiği kabul edilmektedir.


ii) Mağdurun Aldatılması : Dolandırıcılık suçunun meydana gelmesi için icra edilen hileli davranışın mağdurun iradesini sakatlaması, yanılması ve mağdurun almış olduğu kararı bu hileli davranışa dayanarak almış olması ya da mağdurun yanılgısının fail tarafından devam ettirilmesi gerekmektedir.

Mağdurun malvarlığı üzerindeki tasarruf hakkının sakatlanması ile fail tarafından icra edilen hileli davranış arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Burada illiyet bağının noksanlığı meydana gelen suçu TCK 157 Kapsamından çıkartacak, olay özelinde farklı suçların kapsamında sokacak yahut suçu ortadan kaldıracaktır.


iii) Bir Kişinin Zararına Olacak Şekilde Menfaat Elde Etme : Fiilin TCK 157 kapsamında değerlendirilmesi için fail tarafından meydana gelen fiil ile mağdurun iradesinin özgürlüğünün manipüle edilmesi yanı sıra mağdurun malvarlığında meydana gelen zararından failin yahut 3. Bir kişinin menfaat elde etmesi amaçlanmış yahut sağlanmış olması gerekmektedir.


b) Manevi Unsular


i) Failde Dolandırıcılık Kastı Bulunmalıdır :Failin hileli davranışlar ile bir kimseyi aldatıp mağdurun veya 3. Kişinin zararına olacak şekilde, kendisine yahut 3. Kişi’ye yarar sağlamak şeklindeki neticeyi bilmesi, istemesi dolandırıcılık suçunun varlığı için şarttır. (Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 2013/23465 Esas No, 2016/1372 Karar No)


3 - Dolandırıcılık Suçunda Cezayı Ağırlaştıran Halleri


a) Dolandırıcılık suçunda cezayı ağırlaştıran haller ise TCK'nın 158. maddesinde düzenlemektedir. Dolandırıcılık Suçunun:


Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle işlenmesi “158/1-a” hükmünde düzenlenmiştir. Cezayı ağırlaştırıcı bu halin uygulanması için failin, mağdurun inanç ve duygularını aldatma aracı olarak kötüye kullanma amacı olarak kötüye kullanılmış olması ve inanç ve duyguları kötüye kullanarak gerçekleştirdiği hile ile haksız bir yarar sağlamış olması gerekmektedir.


Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin 04.05.2021 tarihli ve 2017/35370 E. 2021/4057 Sayılı Kararında özetle:


“Müştekinin, sanığın fal baktığını öğrenmesi üzerine falına baktırmak amacıyla evine gittiği, sanığın müştekinin falına bakmayı kabul ettiği ve müştekiye papaz büyüsü yapıldığını, papaz büyüsünün yurt dışında yapıldığını, bu sayede çok büyük paralar kazanacaklarının söyleyerek suç tarihinde 450 Euro’ya karşılı gelen 810,00-TL’yi hesabına yatırmasını sağladığı, bu suretle atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık savunması, müşteki beyanı, dekont sureti ve dosya kapsamından sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğine ilişkin mahkemenin mahkumiyet kararına ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.”


diyerek anlatılan örnek olayın TCK Md. 158/1-a kapsamında dini inanç ve duygularının istismarı suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunun işlemek kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine karar vermiştir.


b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle işlenmesi “158/1-b” hükmünde düzenlenmiştir. Kişilerin zor durumlarında kaldıkları, başkalarına güvenmeye, başkalarına sığınmaya en çok ihtiyaç duyduğu hallerde, kısaca, bulundukları çaresiz durumlarından yararlanılarak aldatılması daha kolay olacağı için kanun koyucu aldatılan kişilerin bu durumda olmalarını ve bu durumlarından istifade edilerek suçun işlenişin kolaylaştırılmasının suçun cezasının ağırlaştırıcı bir hal olarak değerlendirmiştir.


c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle işlenmesi “158/1-c” hükmünde düzenlenmiştir. Bir kimsenin algılama yeteneğinin zayıflanmasının, sarhoşluk, yaş durumu, akıl hastalığı gibi farklı sebepleri olabilmektedir. Bu gibi durumlarda olan mağdurların algılama yeteneğinin zayıf olmasından istifade edilerek, hileli davranışlarla menfaat elde edilmesi, dolandırıcılık suçunun algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle işlenmesi hali kapsamına girmektedir.


d) Kamu kurum ve kuruşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi “158/1-d” hükmünde düzenlenmiştir. Kanun koyucu burada dolandırıcılık suçunu işlerken bir yandan da sayılı kurumların toplum nezdinde itibarlarının zedelenmesi durumunun meydana gelmesi sebebiyle bu halin cezasını suçun temel işleniş şeklinden daha fazla olarak düzenlemiştir.


e) Dolandırıcılık suçunun kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olacak şekilde işlenmesi “158/1-e” hükmünde düzenlenmiş olup, bu durumda suçun mağdurunun aynı zamanda tüm kamunun hak sahipliğinde olan kurum ve kuruluşlar olması sebebiyle, bu halin cezasını da suçun temel işleniş şeklinden daha fazla olarak düzenlemiştir.


f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi “158/1-f” hükmünde düzenlenmiştir. Bilişim ağı hizmetlerinin düzenlenmesi ve Bilişim Suçları Hakkında Kanun Tasarısı'nın ikinci maddesinde belirtildiği üzere, bilişim sistemi; bilgisayar, çevre bilimleri, iletişim altyapısı ve programlarından oluşan veri işleme, saklama ve iletmeye yönelik sistemdir.


Burada önem arz eden husus "Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması" suretiyle işlenmesi tabiri ile yalnızca bilgisayara aracılığı ile işlenen suçların anlaşılmaması gerektiğidir. Bu terim üst ve kapsayıcı bir alanı ve yeni teknolojik ilerlemeleri de içermektedir. (Bkz: PARLAR, Uygulamada TCK Rehberi, Bilge Yayınları2015, s892)


g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlenmesi “158/1-g” hükmünde düzenlenmiştir.


h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında işlenmesi “158/1-h” hükmünde düzenlenmiştir. Burada kanun koyucu ticari hayatın işlerliği için elzem olan bu alanda faaliyet gösteren tüzel kişilerin namına hareket edenlerin, tüzel kişilerin ve dolayısıyla ticari düzenin güvenirliliğine halel gelmesine sebebiyet verecek şekilde dolandırıcılık suçunun işlenmesi sebebiyle nitelikli halin cezasını suçun temel işleniş şeklinden daha fazla olarak düzenlemiştir.


i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi”158/1-i” hükmünde düzenlenmiştir. Burada da yine kanun koyucunun bir önceki maddedeki gibi ticari düzenin devamlılığına zarar gelmemesi için buradaki güven ortamını zedeleyecek bu nitelikli halin cezasını suçun temel işleniş şeklinden daha fazla olarak düzenlemiştir.


j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla suçun işlenmesinin cezası da suçun temel işleniş şeklinden daha fazla olarak düzenlemiştir. Bu dolandırıcılık şeklinde verilecek cezanın alt sınırı 4 yıl olarak yer almıştır.


k) Sigorta şirketinden sigorta bedelini alabilmek maksadıyla dolandırıcılık suçunun işlenmesi ise “159/1-k” hükmünde düzenlenmiştir.


l) (Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle işlenmesi “158/1-j” hükmünde düzenlenmiş, kanuna 24.11.2016 tarihinde eklenmiştir. Dolandırıcılık suçunun bu şekilde işlenmesinin de cezasının alt sınırı kanun koyucu tarafından 4 yıl olarak öngörülmüştür.


m) Dolandırıcılık suçunun kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığı bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle işlenmesi 158/2’de düzenlenmiştir. Bu fıkra kapsamında verilecek cezanın alt sınırı 3 yıl, üst sınırı ise 10 yıl olarak düzenlenmiştir.


n) Dolandırıcılık suçunun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte – örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi 158/3’de düzenlenmiştir. Suç en az üç kişi ile işlenirse verilecek ceza yarı oranında, suç işleme odaklı olarak kurulmuş bir örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenir ise verilecek cezanın bir misli arttırılması öngörülmüştür.


4 - Cezayı Azaltan Haller


Dolandırıcılık suçundan dolayı verilecek cezayı arttıracak hallerin yansıra kanun koyucu TCK 159’da yapmış olduğu düzenleme ile suçun eğer bir hukuki ilişki sonucunda doğmuş olan bir alacağın tahsil edilmesi amacıyla gerçekleşmesi halinde failin cezasının alt sınırını 6 ay ve üst sınırını 1 yıl olarak öngörmüştür.


5 - Şikayet


Şikayete tabi suçlar TCK'da istisnai olarak düzenlenmiş olup, ceza soruşturmasının ve kovuşturmasının yapılmasının sağlanması için mağdurun şikayet yoluna başvurmasının zorunlu olduğu suçlardır. Ne var ki Dolandırıcılık suçu şikayete tabi suçlar kategorisinde yer almamaktadır. Dolayısıyla Savcılık suçun işlendiğini öğrenir öğrenmez re'sen soruşturma yapmak, suç işlendiği kanaati oluştuysa da kamu davası açmak zorundadır.


Dolandırıcılık suçunda şikayet için bir hak düşürücü süre öngörülmemişse de, suçun en basit halinin dava zamanaşımı süresi 8 yıl olması sebebiyle 8 yıl içerisinde şikayette bulunulmaması durumunda hak kaybı yaşanacaktır.


6 - Uzlaştırma


TCK 157'de düzenlenen basit dolandırıcılık suçu taraflar arasında uzlaştırma kurumunun uygulanması gereken suçlar arasında sayılmıştır.


7 - Sonuç


"Dolandırıcılık" suçu Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 157. Maddesinde ve devam hükümlerinde hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişinin dolandırıcılık suçunu işlemiş olacağını düzenlemiştir.


Yukarıda Dolandırıcılık suçu, cezayı ağırlaştıran haller ve cezayı azaltan hallerden kısaca söz edilmiş, bazı durumlara ilişkin emsal Yargıtay kararlarının bilgileri verilmiştir. TCK’nın 157 ve devam hükümlerinde düzenlenen dolandırıcılık suçu için yukarıda yazılı bilgiler ışığında yasa koyucunun hileli davranışlarla bir kişinin aldatılarak iradesinin fesada uğratılmasının ve sonucunda malvarlığından haksız yarar sağlanmasının önüne geçmeyi; kişinin malvarlığı üzerindeki tasarruf hakkını ve irade özgürlüğünü korumayı amaçlamıştır dememiz mümkündür.


Özellikle teknolojinin gelişmesi ve internet platformlarında kişilerin kendilerine ait bilgileri paylaşma yoğunluğun da kolaylaşması/artması ile her geçen gün insanların iradelerinin manipüle edilmesinin yeni yolları ortaya çıkmakta, özellikle bilişim sistemlerini kullanılması suretiyle ve/veya sayılan diğer haller ile dolandırıcılık suçunun işlenmesi de giderek kolaylaşmaktadır.


Bu kapsamda eğer dolandırıcılık suçunun mağduru olduğunuzu düşünmenize sebep olacak bir olay yaşadıysanız, karşılaştığınız olayın, anlatılan suçun ya da nitelikli hallerinin kapsamına girip girmediğinin tespiti için süreç hakkında hukuki danışmanlık alarak, danıştığınız avukatın bilgisi dahilinde hukuki ve cezai süreci takip etmek; mağduriyetinizi ve doğmuş veya doğabilecek zararınızı olabildiğince azaltmanızı sağlayacaktır.

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


bottom of page